
Ben yazmalıyım.
Yazdıkça kör kuyularımdan sular fışkırıyor.
Gözlerimin körü bu suyla şifa buluyor.
Kalbimdeki buzlar kiloyla eriyor.
İçimi ferahlatan bir tutam su oluyor.
Yâa o koca buzlar, derdimin yanında bir tutam kalıyor.
Karış karış tozlar sıyırılıyor aklımın uçlarından.
Cevherler parıldıyor her bir köşesinde.
Kalbimin karanlık odalarına kapattığım, kapılarını perçinlediğim hislerim dilleniyor.
Bunca zaman susturulmanın hıncıyla yükselttikleri sesleri kulaklarımı tırmalıyor.
Her yanım kan revan.
En vahşisinden birer sokak kedisi kesiliyorlar başıma.
Ani reflekslerinden ürktüğüm, ne zaman ne yaparlar kestiremediğim kediler...
Küçükken en sevdiklerimdiler.
Şimdiyse korkuyorum;
Kedilerin öngörülemez hareketlerinden,
İçimden ne çıkacağını bilemediğim hislerimden.
Kedinin başını okşasam, eski günlerdeki gibi tekrar
Usulca dökülür mü duygularım?
O mırıldanarak sakince yatarken kucağımda,
Düşüncelerim fısıldar mı içimdeki saklı niyetleri?
Bazen öyle geliyor ki, ne ben kedilerin peşinden koşan eski küçük ben, ne kediler o ben peşlerindeyken kaçanlar
Şimdi ne kadar kovalasam da kaçmayacaklar
Biliyorum ya, ondan kovalamıyorum.
Yalnızca öyle uzaktan seyrediyorum, uzaktan sevgilerim gibi
Çok lazımsa gelir fısıldar diyorum elbet, saklı kalan niyetleri, taşıdığı derin duyguları
O kedi beni bulur.
Sonra bazı kedilerin bu uğurda yola çıktığı geliyor aklıma,
Bana ulaşamadan alıkonuldukları; acımasızca vuruldukları, zehirlendikleri...
Getirecekleri hisler, sözler bana uğramıyor.
Sokak başında oturmuş bekliyorum, elimde bir paket mama.
Onların canları alınıyor ellerinden, benim kulaklarım tıkanıyor içimdeki insanca seslere.
Taşıdıkları hislerim, o gelmesini beklediklerim ise pis poşetler içinde yüzükoyun uzanıyor, kedi bedenlerinde.
Emine Zeynep TUNCEL
13 Ekim 2024
"Acımasızca katledilen sokak hayvanlarının anısına..."



