Hikâye

GEÇ GELEN MEKTUP

Eylül 20246. Sayı2 dk okuma
Dergide okuMetne geç
KELİMELERE KULAK VERİN

Sesli okuyucu

Sesli okuyucu hazırlanıyor…

Fotoğraf:Rabia Sıla ORHONLU
Fotoğraf:Rabia Sıla ORHONLU

İşte bir kız çocuğu başladı yürümeye...

Yürümekten usanmış, bıkmıştı sanki. Adeta durmuştu. Diz çökmüştü çiçekli yılların arasında. Kafasını göğe kaldırdı, kollarını ufuklarca açtı, derin bir nefes doldurdu içine, lazım olacaktı. Gözlerini kapattı ve geleceğine baktı. Geçmişine bakamıyordu çünkü geçmişi karanlıktı. Siyahımsı gri bulutların arasında görünmüyordu. Derin bir iç daha çekti. Çektiği acılara inat. Defalarca çekti. Gözleri nemlenmişti. İzin verdi gözyaşlarına. Her bir damlada bir anısını izliyordu. Önce güzel anıları geldi aklına, gülümsedi. Hatta elinden gelse kulaklarına kadar değil uzaya kadar uzatırdı ağzını. Annesini düşledi ilkin. O sıcak, yumuşak ellerini, buğday başağı rengindeki saçlarını... Dünya meleğini. Küçükken yaşadığı ev geldi aklına. Ne çok severdi o evi, her köşesinde ayrı anısı vardı. Ayakkabılarını çıkarıp arka bahçelerindeki çimlerde koşardı. Saatlerce hem de. O huzur inanılmazdı. Köpeğini düşündü. Yumuşak tüylerini okşadı bir kez daha. Sonra köpeğine çarpan araba geldi aklına. Köpeğinin öldüğü o gün...

O da ne! Yağmur başlamıştı. Durduğu yerden doğruldu ve ağır adımlarla kaçmaya başladı. Belki yağmurdan belki de zihnini saran bu düşüncelerden... Bilinmez. Yağmur hızlanmaya başladı. Babası geldi aklına. Kendilerini terk ettiği o gün. Annesinin, ablasının, kardeşinin yüzündeki o duygu. Yüzünden akan yağmur damlası mıydı yoksa anıları mıydı anlamadı. Devam edemiyordu düşlemeye. Zihni bulanmıştı. Adeta kör olmuştu. Göremiyordu devamını. Geçemiyordu bulutları. Gücü yetmiyordu artık, tükenmişti. Nefes almayı bile zor beceriyordu son günlerde. Yaşamaya mecali yoktu. Gök gürlemeye başlamıştı. Annesini gördüğü son gece olduğu gibi. Sesler git gide garip gelmeye başladı. Rüzgar sesi ve yağmur tıpırtıları birbirine karışmış, saçları ıpıslak olmuştu. İşte bu kez gerçekten durdu. Gök sustu, yağmur sesi kesildi. Havada ağaç yapraklarının dahi kıpırtısı yoktu. Neredeydi böyle? Bu koku da nereden geliyordu, yanındaki kimdi? Kafasında cevaplandıramadığı sorular iyice çoğalmıştı...

KALEMDAR · 6. SAYIBu yazıyı dergi içinde oku

Aynı raftan.

Hikâye arşivi
Fotoğraf:İklil Naz AVCI
Fotoğraf:İklil Naz AVCI
Hikâye14. Sayı

SARI KARANFİL

Nida GÜLIRMAK

Uzakları bir sis bulutu kaplamıştı, ardından gelen acı koku genzini yakıyordu. Arnavut kaldırımlarda, festivalden kalan kırmızı, mavi ve daha birçok renkte balonlar vardı;…

Yazıyı oku 1 dk okuma
Fotoğraf: Sude Ceren AKPINAR
Fotoğraf: Sude Ceren AKPINAR
Hikâye13. Sayı

BİR TELEFONUN BÖLDÜĞÜ

Zehra TURKAY

Bir, iki, üç.. Köy minibüsünde ağır aksak ilerlerken bir yandan telefonumun şebekesini kontrol ediyor, bulacağım ilk sinyal ibaresinde eşime mesaj göndermek için hazır…

Yazıyı oku 7 dk okuma
Fotoğraf:Tesnim
Fotoğraf:Tesnim
Hikâye13. Sayı

ÖLÜMCÜL FARKINDALIK!

Ahmet TAĞMAT (Nafî)

Gecenin körü sabahın ilk saatleriydi, güneşin geceden hapsinin son demlerini alıyordu, gecenin kasvetinden güneşin yüz yıllık esaretinin bitişi ve Nafi' nin esaretinin son…

Yazıyı oku 4 dk okuma