Şiir

ARADIM TARADIM BULAMADIM

Temmuz 20245. Sayı2 dk okuma
Dergide okuMetne geç
KELİMELERE KULAK VERİN

Sesli okuyucu

Sesli okuyucu hazırlanıyor…

Fotoğraf:Mehmet Ali YILMAZ
Fotoğraf:Mehmet Ali YILMAZ

Kayısı ağaçlı bir sarayda açtım kahve gözlerimi.

Kaybettim taşların başında parmaklarımın bir neferini.

Önce güneşten karardım sonra ateşten.

Açardım yoğurtçulardan esince rüzgâr çıtalının yelkenini.

Güldüm, koştum, oynadım.

Haki duvarlar ardında kuşandım yiğitlik mavzerimi.

Söndürdüm yetimhane koridorlarında gençlik ateşini.

Önce merakımdan kırbaçlandım sonra düşlerimden.

Selamladım al bayrak altında yıkılan hayallerimi.

Alçaldım, azaldım, azarlandım.

Siyah bir bez torbadan çektim idam kemendimi.

Kanıksadım karanlıkta kaybolmanı dayanılmaz kederini.

Önce sevdiklerimden ayrıldım, sonra benliğimden.

Hissetim ensemde Azrail’in soğuk nefesini.

Süründüm, sabrettim, yaralandım.

Namuslu topraklarda tanıdım başıboş katilimi.

Sakladı Kaf dağının ardına gerçek niyetini.

Önce rahatlığından kuşkulandım, sonra sevgisinden.

Seyrettim adım adım kaybolmuşlar diyarına gidişini.

Tanıdım, tanıttım, tatsızlaştım.

Bir kalp atışında duydum huzurun eşsiz sesini.

Hatırlattı o çatık kaşlar çocukluğumun mesut günlerini.

Önce endişelerimden silkelendim, sonra ümitsizliğimden.

Yaşadım sahip olmanım mütevazı minnetini.

Öptüm, sevdim, kokladım.

Küçük dağlar sattım pazarlarda kapattım şükür defterimi.

Doldurdum kirli çantama kibrin endazesiz lanetini.

Önce masumiyetimden eksildim sonra nezaketimden.

Esirgedim emanetlerimden sevginin içtenlikli şefkatini

Aldım, sattım, firavunlaştım.

Hissetim ciğerlerimde yıkılmanın kalp donduran zemherini.

Çıkardım üzerimden yalan sahnenin süslü ceketini.

Önce fedakârlığımda kederlendim sonra emeklerimden.

Şaşırdım yol ayrımında aldım ayrılık davetini.

Daraldım, daralttım, dalgınlaştım.

Koynumdaki yılandan yedim ihanetin dişli hançerini.

Suladım gözyaşımla iki kaldırım arasında zürriyetimi.

Önce vicdanımdan vazgeçtim sonra sadakatimden.

Süpürdüm gönül bahçemden ayrılık gazelini.

Düştüm, kalktım, kanatlandım.

Üzüldüm engebeli hayatıma sorguladım hakkın adaletini.

Adımladım kendini varmanın dolambaçlı esaretini.

Önce yalanlarımdan uzaklaştım sonra korkularımdan.

Aradım zincirlerini kırmanın can yakan cesaretini.

Hamdım, piştim, olgunlaştım.

Uzun yıllar oldu ilk güneş doğduğundan beri

Yazdım, çizdim, oynadım.

Ben bu fırtınalarla dolu hayat girdabında,

Ne istediğimi aradım, taradım, bulamadım.

KALEMDAR · 5. SAYIBu yazıyı dergi içinde oku

Aynı raftan.

Şiir arşivi
Fotoğraf:Emine Zeynep TUNCEL
Fotoğraf:Emine Zeynep TUNCEL
Şiir14. Sayı

KALEMİN COĞRAFYASI

İhsan Fatih POLAT/(OZÂN EBEDÎ)

(Kalemdar Dergisi’ne…) Zamanın sızdığı çatlaklardan süzülen sessizlikle, Kâğıdın göğsüne saplanan bir uçurumu büyütüyorum. Parmaklarımın ucunda; isimlerini bilmediğim eski…

Yazıyı oku 1 dk okuma
Fotoğraf:Melike GÖKDUMAN
Fotoğraf:Melike GÖKDUMAN
Şiir14. Sayı

GÜNE KÜS AYÇİÇEĞİ

Zehra ULUBABA

Bu ayçiçeği çevirmiş yapraklarını güneşe gerisin geri. Ne tüm gecenin karanlığını, ne inatla her gün doğan güneşi, ne de açmayı bekleyen parlak sarı yapraklarını düşünüyor. "Her…

Yazıyı oku 1 dk okuma
Fotoğraf:Tesnim ÇELİK
Fotoğraf:Tesnim ÇELİK
Şiir14. Sayı

SANRILI SARSINTI

Ahmet TAĞMAT

Ansızın bir özlem yağışı aldı beni. Kendimi kaybetmeme ramak kala buluverdi beni. Hissiyatım bu dünyada müstakim bir mutluluk hiç olmadı. Kendiyle barışık, sessiz sedasız almıştı…

Yazıyı oku 1 dk okuma