
Kayısı ağaçlı bir sarayda açtım kahve gözlerimi.
Kaybettim taşların başında parmaklarımın bir neferini.
Önce güneşten karardım sonra ateşten.
Açardım yoğurtçulardan esince rüzgâr çıtalının yelkenini.
Güldüm, koştum, oynadım.
Haki duvarlar ardında kuşandım yiğitlik mavzerimi.
Söndürdüm yetimhane koridorlarında gençlik ateşini.
Önce merakımdan kırbaçlandım sonra düşlerimden.
Selamladım al bayrak altında yıkılan hayallerimi.
Alçaldım, azaldım, azarlandım.
Siyah bir bez torbadan çektim idam kemendimi.
Kanıksadım karanlıkta kaybolmanı dayanılmaz kederini.
Önce sevdiklerimden ayrıldım, sonra benliğimden.
Hissetim ensemde Azrail’in soğuk nefesini.
Süründüm, sabrettim, yaralandım.
Namuslu topraklarda tanıdım başıboş katilimi.
Sakladı Kaf dağının ardına gerçek niyetini.
Önce rahatlığından kuşkulandım, sonra sevgisinden.
Seyrettim adım adım kaybolmuşlar diyarına gidişini.
Tanıdım, tanıttım, tatsızlaştım.
Bir kalp atışında duydum huzurun eşsiz sesini.
Hatırlattı o çatık kaşlar çocukluğumun mesut günlerini.
Önce endişelerimden silkelendim, sonra ümitsizliğimden.
Yaşadım sahip olmanım mütevazı minnetini.
Öptüm, sevdim, kokladım.
Küçük dağlar sattım pazarlarda kapattım şükür defterimi.
Doldurdum kirli çantama kibrin endazesiz lanetini.
Önce masumiyetimden eksildim sonra nezaketimden.
Esirgedim emanetlerimden sevginin içtenlikli şefkatini
Aldım, sattım, firavunlaştım.
Hissetim ciğerlerimde yıkılmanın kalp donduran zemherini.
Çıkardım üzerimden yalan sahnenin süslü ceketini.
Önce fedakârlığımda kederlendim sonra emeklerimden.
Şaşırdım yol ayrımında aldım ayrılık davetini.
Daraldım, daralttım, dalgınlaştım.
Koynumdaki yılandan yedim ihanetin dişli hançerini.
Suladım gözyaşımla iki kaldırım arasında zürriyetimi.
Önce vicdanımdan vazgeçtim sonra sadakatimden.
Süpürdüm gönül bahçemden ayrılık gazelini.
Düştüm, kalktım, kanatlandım.
Üzüldüm engebeli hayatıma sorguladım hakkın adaletini.
Adımladım kendini varmanın dolambaçlı esaretini.
Önce yalanlarımdan uzaklaştım sonra korkularımdan.
Aradım zincirlerini kırmanın can yakan cesaretini.
Hamdım, piştim, olgunlaştım.
Uzun yıllar oldu ilk güneş doğduğundan beri
Yazdım, çizdim, oynadım.
Ben bu fırtınalarla dolu hayat girdabında,
Ne istediğimi aradım, taradım, bulamadım.



