
Yeryüzüne yabancı olmanın verdiği rahatlıkla dolaşıyoruz
esnemelerimiz söğüt gölgesinde bir yusufçuk
aldırmıyoruz “geviş getirenlere”
gökyüzüne saydırıyoruz
biletlerimiz tükenecek diye
baştanbaşa kurmacalar
bulandırmıyor artık zihinleri
oysalar keşkelerden düşen harfleri topluyor bohçasına
benden başkasıyla alıp veremediğim çoğu şeyi
miras bırakıyorum
şuracıkta bekleyen dünyaya
ne bir elveda cümlesi
ne de gözyaşını işitiyorum ardımda
sen beni böyle hatırla



