
Son zamanlarda sosyal medyada dikkatimi çeken bir ekip türedi.
Hayır, para ile dans ederek TikTok dansı yapanlar değil.
Gördüğü her akıma fütursuzca kapılanlar,
mahremiyetini hiçe sayıp binlerce yüzün arasına katılanlar da değil.
Evet, hepsi üstüne satır satır düşünülmeye değecek konular ama benim bu yazıdaki konuğum "çok bilenler".
Zaman sayacına tıklayıp ışığı ayarlayan,
halkın nabzını tutup kelimelerini süsleyen,
ama ağzından çıkan her harf ile "toplumun doğrularını" yerle yeksan edenler.
Bir kitap için yıllarını vermiş insanların bilgi birikimine; konuştuğu üç dakika, aldığı birkaç beğeni ile kafa tutanlar.
Şimdi kalkıp "sosyal medya bitsin gitsin, herkes sussun" konuşması yapacak halim yok; çünkü ne kadar büyük bir nimet olduğunu ben de biliyorum.
Gelişmeyi ve ilerlemeleri reddeden; akıma kapılmayayım derken kıyılarda köşelerde unutulan çok cevhere de şahit oldum. O yüzden gerektiği zaman bu denize dalmaktan da korkmuyorum ve size de bunu tavsiye etmeyeceğim.
Sadece şunu söylemek istiyorum:
Bir efekt ile yüzüne perde indiren, birkaç süslü söz ile gerçekleri yerle bir edenlerle dolu bu platformda, "kimi" "neyin" yerine koyacağınıza çok dikkat edin.
Bazı zamanlar elimizden bırakmaya bile irademizi yetiremediğimiz bu aygıtların karşısında ne kadar büyüğüz? Ne zaman ayağımız kayar, ne zaman sonu felakete çıkan bir akıma bizler de kapılırız; iyi düşünün.
Sorgulayın.
Size doğrularınızı teker teker sorgulatan, yanlışları karşınıza çıkararak duygularınızı altüst eden sözlerin doğruluğunu da sorgulayın.
"İyiliğinizi düşünenlere" inanmayın.
"Eğer ortada para yoksa ürün sizsinizdir", unutmayın.
İnanmayın.
Sizi düşündüğünü söyleyen, yüz yüze gelemeden dijital bir perdeden sizinle konuşan insanlar, değerlerinizin temel taşlarına göz diktiği zaman onlara inanmayın.
Zorluk ve kolaylık karşısında hep nefse kolay geleni süsleyerek tercih etmeniz söylendiğinde;
Okuyun, araştırın, sorgulayın.
"Hayat bu, erkeklik bu, arkadaşlık bu, doğru olan bu, Din bu..." diye size gel gel yapanlara koşarken tuzaklara takılmayın.
Repost’ladığınız gönderilere,
kulak verdiğiniz içeriklere,
keşfetteki beğenilerinize benliğinizin imzasını atmayı unutmayın ve "siz" süzgecinden geçmeyen hiçbir lafı laf diye kâle almayın.
Bu yazı da dahil.
Sağlıcakla



