Deneme

NİCE MUTLU NESİLLER İÇİN AİLE

Ocak 202612. Sayı4 dk okuma
Dergide okuMetne geç
KELİMELERE KULAK VERİN

Sesli okuyucu

Sesli okuyucu hazırlanıyor…

Fotoğraf:Zehra ULUBABA
Fotoğraf:Zehra ULUBABA

Dünya, yaşam ve ölüm arasında ince bir çizgide bekasını sürdürür. Gece ve gündüz birbirlerinin yerine geçmek için yarışıp dururlar, karanlık ve aydınlık ise bu sürece aşıktır.

İnsanoğlunun anlamlandıramayacağı şekilde istifadesine sunulan o eşsiz hayat ve o hayata renk katan her türlü nimet, yaşamını en güzide şekilde gerçekleştirmesi ve topluma faydalı olması adına insanlığa sunulmuş bir armağandır. İnsanoğlundan beklenen tek bir şey vardır bu silsile içinde:

"Var olageldikten sonra içinde bulunduğun toplumun düzeninin ne kölesi ol ne de o düzeni bozan."

Her birey doğuşuyla varoluşunu gerçekleştirdiği ve anlam kazandığı bir hayatın içinde bulur kendini. Geri dönüşü olmayan ve süratle akıp giden bir nehir misali. Bu nehir elbet bir sonla sonlanacak lakin o son yaklaşacağı vakit geriye dönüp baktığı zaman insan; toplum adına, kıymetli değerlerin inşasına ve bekasına sebep olduysa, ne mutlu ona, ne mutlu o kıymetli şahsiyeti yetiştiren mümtaz aileye.

Sahip oldukları hayatın normlarına göre yaşanması gerektiğini bilen, kıymetli şahsiyetleri topluma kazandıran, insanlığa kaliteli ve kıymetle anılası nadide bireyleri armağan eden kutsal kurumdur aile.

Aile; evladı için var olması gerektiğinin bilincinde olan, bu bilinç adına kendini geliştiren, yetiştiren, iyileştiren, öğretici olan, koruyucu olan, canından çok seven, sevdikçe seven, sevdiği için sevdiğine endişe duyan, kol kanat geren, onun iyiliği adına nice fedakarlıklarda bulunan ve evladı bilmeyecek olsa bile kendi bildiğinin mutluluğuyla yaşayan, hediye edilmiş kıymetli bir tohumu en güzel şekilde yeşertecek olan, topluma kazandıracak olan, seçkin bireyleri belirli ahlaki değerler çerçevesinde yetiştiren, seçilmiş olduğunun bilinci ve duasıyla yaşayandır aile.

Aile, kıymetli bir kurum olarak asırlar öncesine kadar canlılığını sürdüren mühim yapıdır. Asırlar önceki aile ile günümüzdeki aile profilini karşılaştırdığımız zaman, benzer gayeler adına çaba sarf ettiklerini görebiliyoruz. Toplum için ilmek ilmek işlediği, gelecek nesillerin bekası adına öğreticiliğini devam ettiren, huzurlu ve asil bir toplumun inşa sürecine evlat yetiştiren kutsal yapıdır aile.

İçinde bulunduğu toplumun kıymetle bu zamana kadar gelmiş kültürel, milli, ahlaki ve insani değerlerini çocuğuna kazandırma çabasıyla kaliteli nesillerin doğuşuna müstahak olan kutsal kurumdur.

Anne ve baba ise çocuklarının ilk öğreticileridir. Gözlemleyerek öğrenen, taklit yoluyla öğrendiklerini uygulamaya çalışan çocuklar adına ebeveynlerin tüm bu süreci kendi eylemlerine ve yaşayışına indirgemeleri gerekir. Model teşkil ettiklerinin farkında olmaları, gerekirse kendilerini bu süreçte eğitmeli ve geliştirmelidirler.

Konuşulan cümleler, hatalara verilen tepkiler, kutlanması gereken tebrikler, yergiler; bunların tümünü aileden öğrenir çocuk. Kısacası biyopsikososyal bir birey olarak ele alınan çocuğun temel yapı taşlarının inşası ailede başlar. Toplumla tanıştığı andan itibaren az da olsa değişimler ve gelişimler kişinin kendi isteği doğrultusunda gerçekleşebilir lakin etkili bir değişim beklemek mümkün değildir. Atalarımızın da ifade ettiği gibi, "Ağaç yaşken eğilir."

Sağlam bir karakter gelişimi için anne ve babalar, ebeveyn olarak dengeli bir yaklaşımla çocuklarına değerlerini içselleştirmeli, benliğini inşa etme yolunda destek olmalı, temel ahlaki kuralları öğretmeli ve kendini değerli hissetmesine neden olacak şekilde çocuğu değerli hissettirmelidir.

Bir çocuğun aileden öğrenmesi gereken bilgileri, ailesi ile yaşaması gereken anları, hissetmesi gereken duyguları maalesef aile dışı bireylerle tamamlamaya çalışması; bu, ailenin çocuk üzerinde tamamlayamadığı bir gelişim sürecini ifade eder. Duygularını yaşamayı bile öğrenememiş, karşılaştığı zorlukların nasıl üstesinden geleceğini bilemeyen, problemlerini çözmek yerine üstünü örten ve daha büyük problemlere gebe olacak bu üzücü süreçlere hapsolan masum kalpler; gittikçe aile bağlarının zayıfladığı ve iletişimin koptuğu bir tabloyu karşımıza çıkarıyor. İşte bu ve benzeri üzücü tabloların toplumumuzda yer etmemesini istiyorsak, sürecin ne kadar mühim olduğunun farkında olmalı, aile kurumunun hayatın ve yaşantının temeli olduğunun bilinci ile hareket etmeliyiz. Çünkü bugünün anne babaları yarının anne babalarına gebedir. Yarının anne babaları ise gelecek nesillerin huzur ve mutluluğunu yansıtır.

İşte bu yüzden bir ülkenin gelişmişliğinin, kendini yetiştirmişliğinin, bekasının, mutluluğunun kaynağına baktığımız zaman; toplumun çekirdeği olan aile profili karşımıza çıkıyor. Koskoca bir ülkeyi bulunduğu yerde kıymetlendirecek olan da içten içe çökertecek olan da sosyal bir kurum olan ailedir. Bu yüzden ailenin birlik ve beraberliğini esas alan projeler üzerinde çalışılmalı; aile saadetini hedef alan, birbirinden kopmuş aile bireylerini tekrar bağlayan yeniliklere sarılmak önem arz eder.

Mutlu bir aile tablosu, mutlu çocukların varlığına şahitlik eder. Mutlu çocuklar, mutlu bireyleri; bu bireyler de mutlu bir toplumu, toplum da mutlu bir geleceğin varlığının habercisidir.

KALEMDAR · 12. SAYIBu yazıyı dergi içinde oku

Aynı raftan.

Deneme arşivi
İLAHİ KELAM'A HÜRMET: KURAN'A VE KUTSAL DEĞERLERE SAYGININ MÂNASI
Deneme14. Sayı

İLAHİ KELAM'A HÜRMET: KURAN'A VE KUTSAL DEĞERLERE SAYGININ MÂNASI

İkranur ÖZCAN

Kur’an-ı Kerim’e saygı duymak, İslam inancının ve Müslüman kimliğinin en temel yapı taşlarından biridir. Bu saygı, sadece fiziksel bir kitaba gösterilen hürmetin ötesinde,…

Yazıyı oku 5 dk okuma
Fotoğraf:Zehra Ulubaba
Fotoğraf:Zehra Ulubaba
Deneme14. Sayı

MEDENİYET DEDİĞİN TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVAR

Zehragül GÖLCÜK

İçinde yaşadığımız çağı moderniyet ve medeniyet övgüleri ile yücelterek insanlığa iğreti bir hediye gibi sunan zihniyettedir nefretim. Ki bu modern dünya; her türlü iğreti sürece…

Yazıyı oku 3 dk okuma
Fotoğraf: Melike GÖKDUMAN
Fotoğraf: Melike GÖKDUMAN
Deneme14. Sayı

KENDİNE HAKSIZLIK EDİYORSUN

Gecenin Kemanı

Değerli okuyucu, selam. Bugün benim iç mülahazalarıma konuk olacaksın. Çünkü senden, klavyemden ve ekranımdaki ışıktan başka kimse yok beni dinleyecek bu gecenin karanlığında. Ben…

Yazıyı oku 2 dk okuma