
Ortadan kaybolmaya bayılırım.
Alıp başımı gitmeye.
Yok olmaya. Öyle sanmaya.
Arkamdan merak etsinler, haberler salsınlar diye değil de yüküm ağır geldiğinden, peşime taktıklarımdan kaçtığımdan.
Öyle korkak da değilimdir aslında. Boyumdan büyüklere, sesimden kalınlara, karnımdan toklara kafa tutmuşluğum çoktur. Haksızlıklar olur, bakarım kimseden çıt çıkmaz, mecbur itiraz eden ben olurum. Boğazdakileri patlatan, göz önündekileri dillendiren.
"Kral çıplak!" diye bağıran çocuk olurum.
Kimse neden ağzını açmadı diye takarım kafamın dallarına kara kara dertler, renk renk dilekler:
İsterim ki, korkmasın insanlar, beni de korkutmasınlar.
Diledim mi renk renk dilerim. Neden tek renge zorlanırım anlamam. Tamam, ben tek renk seçmekte zorlanırım, anlarım fakat siz neden tek renk seçmeye zorlarsınız beni, onu anlamam.
Dileme hakkı bahşeden bu izni verdiyse nedir sizi rahatsız eden?
Bazen o kral çıplak olur, bazen bu!
Ben hepsinin giyinik olmasını dilerim,
Hepsinin uyarılmasını, hepsinin aklının başına getirilmesini,
Hepsine "Çıplaksın!" diye haykırmayı isterim.
Birine ses çıkarıp diğerine sustuğumda gün gelir ses çıkardığımdan da pişmanlık duyarım.
Anlamam ki: Birisini çıplak gören gözleri ötekini nasıl giyinik görür?
Daha da garibi, giyilen elbiselerin rengi farklı diye yoksaydıkları nice kıyafet vardır! Taşıdığı düşünceler başka diye horladıkları...
Giymediği renkleri yoksayar mı insan?
Giyinik bedenleri çıplak görür mü?
Bu nasıl bir kibirdir?
Dilek ağaçlarını tek renk yapmaya zorlamak,
Hoşuna gitmeyince insanların dallarını budamak?
Nasıl bir kibirdir?
Beğenmediği giysiler giyenleri çıplak görmek,
Çıplak kralları giyinik görürken hem de!
Kibrinin getireceklerinden korkmaz mı insan?
O çok istediği cennetine girememekten,
Kendi giydiği elbiselerin de bir başkası tarafından yok sayılmasından, çıplak görülmekten?
Elbet ona da haddini bildiren bir çocuk olur:
Kralının çıplak olduğunu haykıran, yanına sokulup onun da yeterince giyinik olmadığını fısıldayan...
Dileğimdir o çocuk yalnız kalmasın, hakkı çağırdıkları bir koroları olsun,
Sıra sıra giydirsinler kralları, tek renk giyinip de tek tonda çıkmasın sesleri,
Tek yana dönüp de konuşmasınlar,
Küçük çocukların sözlerine kulak assınlar,
Düşmanlarına rezil olmadan önce dönsünler kıyafetlerini giymeye, krallar!
Emine Zeynep Tuncel
27 Haziran 2025



