Gezi

BİLİNMEZ MELODİLERİ BİLSEM KİMLER MIRILDANIR?

Ocak 20258. Sayı2 dk okuma
Dergide okuMetne geç
KELİMELERE KULAK VERİN

Sesli okuyucu

Sesli okuyucu hazırlanıyor…

Fotoğraf:Asuman YILDIZ
Fotoğraf:Asuman YILDIZ

Trenle yolculuk yapmayı seviyorum. İzmir’den gelen mavi trene Balıkesir’den biniyorum, çoğunlukla gece yarısı yola çıkıyor, Eskişehir’e doğru aheste aheste seyrediyor. Genellikle tekli koltuklardan birisine yer ayırtıyorum cam kenarından ve yolculuk başlıyor. Yolda olmak birbirinden farklı insanlarla temas kurmayı birbirinden farklı hikayeleri dinlemeyi ızhar ediyor. Hoş, dinliyorum. Ara sıra ahesteliğine halel gelmesin diye olduğu yerde duruyor. İzmir mavi biz de duruyoruz ve biliyoruz ki bu bir fırsat! Biz diyorum yani ben. Kaçıncı çoğul kişiyim gerçekten bilmiyorum. Çakmağı ve sigarayı alıp kapıya yaklaşıyorum. Yeni bir alışkanlık genç yaşta öldürür yazıyor üzerinde. Mesela kaç yaş var şu sakallı abiyle aramda? Bilmiyorum. Sigara içerken bir diğeri yaklaşıyor yanıma ardından bir başkası, tanımıyorum hiçbirini, lafa bodoslama dalıyor elinde sigarası sakalları henüz beyaza kaçmamış orta yaşın üzerinde olan; ben diyor doğuda görevdeyken, görev mi ne görevi merak ediyorum sormuyorum, annemler Ankara'dan Kars'a yanıma geliyorlar ellerinde ufak hediyeler, yiyecekler vesaire. Tren diyor

tabi o zamanlar çok yavaş neredeyse zorla adım adım gidecek neyse diyor sigarası elinde dumanı şöyle bir üflüyor beş gün sürmüş yolculuk Ankara'dan Kars'a benim için yanlarında getirdiklerini o beş gün içinde yemiş içmişler diyor ne yapsın garipler, gülüyoruz. Söyledikleri güldüğümüzle kalmasın diye hatırdan yani sözün hatrından, öyle hala çok yavaş gidiyor diyorum ben de. Yıllar oldu yapmadılar ki diyor hızlı treni, hiçte yapacak gibi durmuyorlar. Yapmak isteseler diyor diğeri bir seneye kalmaz hallediverirler. Doğru diyorsun abi diyorum. Gecenin zifiri karanlığı yıldızlara torpil geçiyor ve aniden bir sessizlik çöküyor. Tren vakitsiz gider hep, tecrübelerim yanıltmıyor olacakları, yeniden rayları titreten o cızırtı kulaklarda kapı kapanacak acele ediyoruz hızlıca çekiyoruz ciğerlerimize. Yasakların yanına yanaşmayı ezeldendir bırakamıyor dünyalıklar. Neden böyleyiz? Tren hareket ederken kapı kapanmasın diye üzerindeki mandalı kaldırıyorum. Geçen sefer gözlemlemiştim şimdi işe yarıyor. Sen bu işi çözmüşsün diyor beyaz sakallı abi bir dahakine sigaraya çıkarken haber et beraber gidelim. Olur diyorum. Halbuki ikimizde bir daha

karşılaşmayacağımızı az çok tahmin etmemize rağmen sözleşiyoruz işte, insanoğlunun eski bir alışkanlığı olsa gerek diye düşünüyorum. Gençliğin macera arayan yönlerini ilerleyen zamanlarda sönükleşen ışıklara benzettiğini sanmıyorum yaşlıların, ama yolda olmak iyi hissettiriyor, bunu seviyorum.

KALEMDAR · 8. SAYIBu yazıyı dergi içinde oku