
Hayatın anlam kazandığı her evre bir başlangıçtır. Örneğin sevmeye başlamak sevginin başlangıcı, saymaya başlamak saygının başlangıcı, okumaya başlamak inşa olmanın başlangıcıdır. Başlamak inat ile olmaz derinden derine, sindire sindire çalışmak ile olur. İnat ile başlangıç yapan insan daha başarının başlangıç çizgisine gelemeden yorulur. Yorgunluğu yüzünden başarılı olamamanın suçlusu olarak da ya kendini kandırır ya da suçu başkasına atarak suçu kendinden uzaklaştırır.
İnsanı insan yapan değer çalışmak ve başarmaktır. Ruhunda varsa insanın tembellik, o zaman ilelebet olur hayatında hep bir gerilik…
Dünya inşa yurdudur her zaman insan için. En değerli inşa ise hep daha gayretli olmak için mücadele etmek, kafayı yastığa koyduğumuzda bile yarın vereceğimiz mücadelenin temelini düşünmektir. Çünkü biz amaçsız uyur ve amaçsız uyanırsak, kalbi kararmış ve zalimlik için, kötülüğü dünyanın merkezine yerleştirmek isteyen ruhlar için her zaman fırsat vermiş oluruz.
Çalışmak bilgi üretmektir zihinleri aydınlatmak için…
Çalışmak liyakat üretmektir her zaman sorumluluğu hak eden kişilerin ellerine emanet etmek için…
Çalışmak sadece boş okumak değil, hayata dair, insanlığa dair emek vermektir.
Biz iyi çalışan insanlar olmazsak her zaman yeniliriz. Bu yenilgi bize basit bir şekilde görünse de insanlığın doğru yönde ilerlemesine ket vurabilir. Çünkü bizim çalışıp inşa olmadığımız ve inşa etmediğimiz süreçlerde düşman canla başla çalışarak inşa olur yüreklerde ve kötülüğü hakim kılar tüm evrende…
Sadece düşün bakalım tembelliği alışmış ve alıştırılmış olan ruh…
Senin yüzünden ölebilir fikirler. Yarı yolda kalabilir özgün düşünceler…
Senin yüzünden stabil kalır zihinler. Anlamsız düşüncelere her zaman evet der…
Senin yüzünden karaktersiz olur nesiller. Sen banane desende senden sonra muhtaç olur gelenler…
Şimdi hayal et sadece, fikir üret, inşa et ve sen gayret eden ol ki yaşasın her zaman ümitler…



