
“Bir dilin zenginliği nüansları ifade edebilme kabiliyetindedir.”
Sadettin ÖKTEN
Türkçe konuşuyor olmayı tercih ettiğimizden bu yana epey zaman geçti. Bilinenin aksine bu dilin Asya bozkırlarından neşet etmediğine izah gerekir. Bir kıvılcımın her halükarda var olacağını hesaba kattık fakat asıl mahiyetini oluşturan unsurları bu kıvılcımın gölgesinde bırakamayacağımızı da bildik. Peki ne oldu? Esrarını koruyacağına olan inancımızı günbegün muhafaza ettik. Akan suyun nerelerden geçeceğine aldırış edip parmak sallayanların tekerine çomağı soktuk. İyi de yaptık, oh olsun. Ama ortada kopan gümbürtünün halen devam ettiğine ve birtakım yenilgileri göğüslemek zorunda kaldığımızı da hiç aklımızdan çıkartmadık. İsyanımız dipdiri!
"Azerbaycan Türkçesini neden severiz? Çünkü bizim dilimizin gençliğidir. Herkes gençliğini sever."
İlber ORTAYLI
Lisan için muhtelif açıklamalar yapılır, kimisi ahenginden kimisi derinliğinden kimisi söyleyişin sadeliğinden söz eder. Bunlardan bir kısmı kıymetlidir ya diğerleri? Diğerleri ötekidir ve ötekiler önemsizdir. Şaşar mı? Şaşmaz. Şiir Yahya Kemal'ce darası alınmış sözdür. Türkçe'nin özellikle Arapça ve Farsça'dan gelen kelimeler ile olan birliği zenginliğinin dayanağıdır. Sadeliği ayrı ahengi ayrıdır, dayanamaz bayılırsınız. İpe sapa gelen övgüler düzmek için yarışırsınız. Ama şiirin çekim alanına girdiğinizde hangi yıldırımın ne zaman yüreğinize, oradan kaleminize ineceği hiç belli olmaz, vakitli gelir de vakitsizmiş zannedersiniz. İnsan çok şeyi bilmeden göçer gider, kelimelerle az da olsa öğrenmeyi hedef tutar. Bazen yalpalar bazen tersine koşar bazen de olduğu yerde sayar. "Bu böyledir." Dilin hareket kabiliyeti şiirin vuruculuğunu en üst seviyeye çıkartmada yardımcıdır. Azerbaycan Türkçesi ile yazılan bu şiir de öyledir. Gerisini siz söyleyin, ne denir ki güzele?
AYRILDIQ
Çəmənlərdən yolum düşdü min kərə,
güllər vaxtsız solub-açdı,ayrıldıq,
ilk görüşdən nə gəldisə gözlərə,
son günü də gözü yaşlı ayrıldıq.
Yoxa çıxdı; əridimi,uçdumu?
səsdi,? ruhdu?,ulduzdumu? quşdumu? anlamadım;bilə-bilə,çaşdımı
yar danışdı ikibaşdı, ayrıldıq.
Bircə dəfə öpə bildim telindən,
bircə dəfə:"Can!" eşitdim dilindən,
bir röyada tutacaqdım əlindən-
çağırdılar...yuxum qaçdı,aydıldıq.
Bu ümid də məni qoydu gümansız,
vurub keçdi cəllad kimi amansız,
dillər tökdüm! inanmadı imansız,
baxıb gördüm-qəlbi daşdı,ayrıldıq.
Təsbeh kimi çevirirəm illəri,
yanağımda quruduram selləri,
inanmıram-duvaq tutar telləri;
ikimiz də başıdaşdı ayrıldıq...
Vahid ƏZİZ



