Editörden

Başlarken

Kasım 20247. Sayı4 dk okuma
Dergide okuMetne geç
KELİMELERE KULAK VERİN

Sesli okuyucu

Sesli okuyucu hazırlanıyor…

Geçenlerde kendimi uzun uzun düşünürken buldum. En son kendime nasıl bu kadar çok kötülük var bu dünyada ve neden her geçen gün daha kötüsüyle karşılaşıyoruz diye soruyordum. İnsanlar bunu nasıl yapabiliyor? Her seferinde bu kadarıda fazla bundan daha kötü ne olabilir ki diyorum ve daha da kötüsünü akşam haberlerinde görüyoruz.

Yol verme kavgasında birbirini bıçaklayanlar mı dersiniz, bebekleri sırf para için öldürenler mi...

Son zamanlarda ülkede yaşanan bu tarz  olaylarla toplumsal çöküşe hep birlikte şahitlik ediyoruz.

Tam da bu konuyla alakalı izlediğim bir sokak röportajında bir hanımefendiye ekonomik kriz ile ilgili bir soru sorulmuştu. Konuyla alakalı derken, ekonomi ve toplumsal çöküş? Nasıl alakalı oluyor diyeceksiniz. Evet sorunun alakası yok konuyla ama verilen cevap izleyenleri en çok düşünmesi ve önlem alması gereken konu ile habersizce karşı karşıya bırakıyor. Hatta akşam haberlerinde bile bu sokak röportajına yer veriliyor. TV kanalları bu cevabı veren kişiyi programlarına davet ediyor. İyice merak ettiniz değil mi ?

İşte gündemi bu kadar etkileyen şu cevabı veriyor : "İktisadi krizler çözülür ama şu anda Türkiye'de 'Sosyal Çürüme' var. Ve sosyal çürümeyi çözemeyecek kadar geç kaldık, geri dönülemez bir yerdeyiz." demişti. Sosyal Çürüme cevabı ile karşılaşmayı beklemeyen muhabir sosyal çürüme ne demek diye soru yöneltti de ülke gündeminde bu konu ve akademisyen hocamız yer edindi. Sosyal çürüme kavramı farkındalığı oluştu ülkemizde. Öğretim üyesi olan bu hanımefendi konuyu şu şekilde açıkladı: "Sosyal Çürüme etik denen şeyin yok olmasıdır. Etik ise yaşam felsefesidir. Türk edebiyatının sinemasının tiyatrosunun kısacası Türk Sanatlarının yazında ve düşünde mafya, kara para aklama, kalpazanlık vb konuları ele alması. Bu etik dışı konuları sanat dediğimiz her alanda insanların zihnine ve kalbine işliyor olması. Biz Güney Amerika ülkesi değiliz. Önceden sadece dışarıdan müdahale ediliyordu şimdi Türkiye'nin içinde de bu sosyal çürüme için uğraşanlar var ve sayısı da arttı" dedi. Sadece Türkiye'de değil. Dünya çapında bu çürüme için güçlü bir yapılanma olduğundan da bahsetti.

Peki, sizce bu "Sosyal Çürüme" sadece Türkiye ile mi sınırlı yoksa dünya çapında bunun için uğraşan bir yapılanma var mı ?

Bana göre tüm dünyamız şu anda bir  sosyal çürüme ile karşı karşıya kalmış durumda.

Hatta bence Türkiye bu konuda "medeni" olduğunu iddia eden birçok ülkeden de daha iyi durumda. Osmanlı'dan bize miras kalan İslam kültürünün vermiş olduğu bilgi birikim ve ahlaki donanımla bizi diğer dünya ülkelerine göre daha çok korudu sosyal çürümeden. Bu yapılanma tamda bu yüzden önce İslam'ın bu topluma kazandırdığı ahlak ve kültür birikimini imha etmeye çalışıyor. Nispeten de başarılı oldu ve toplumda izlerini görebiliyoruz.

Peki gözle görünür hale gelen ve öğretim üyesi olan hanımefendinin de geri dönülemez bir yerdeyiz dediği bu toplumsal çöküntü gerçekten engellenemez ve yeniden onarılamaz mı?

Ben hala umut olduğu kanaatindeyim. Neden mi ?

Günümüz dünyasında sosyal çürümenin baş aktörü olan israil, Filistin' de sadece bir topluma soykırım yapmıyor; aynı zamanda "Evrensel Ahlak Soykırımı" yapıyor.

Buna ses çıkarmayan devletler ve milletler tüm değerlerini bu soykırımcının ayaklarının altına seriyor.

Ama dünyada birçok devletler ve milletler de fark etmiş olacak ki onurunu ve vicdanını ayaklar altına sermektense yaptırım yeme pahasına Filistin soykırımına ses çıkartıyorlar.

Oradaki insanların Allah'a olan teslimiyetlerine hayran kalıyorlar.

Onlar her şeye rağmen çabalıyorlar ve imkansızlıklar içinde imkan oluşturup ellerindekileri sonuna kadar kullanıyorlar.

Dünya bu süreçte çeşitli hadiselere şahit oldu.

Enkazın üzerinde ders çalışan çocukları da gördük.

Üç gün boyunca aç karnına mücadele etmiş, mermisi bitmiş, bir eli ampute halde düşman dronununa yerde bulduğu sopayı fırlatan bir komutanı da gördük.

Tüm dünya da bizle beraber gördü ve şahitlik etti. Hangi ırktan olursa olsun vicdanlı ve onurlu insanlar bu soykırıma ses çıkardı.

Bu konu üzerinde birlik oldu, el ele verdi. Ters kelepçe olma, okuldan atılma ihtimaline karşı en küçüğünden en büyüğüne tüm vicdan sahipleri ses çıkardı.

Necmettin Erbakan'ın dediği gibi :

"Bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar, bir çiçekle başlar."

O bahar elbet gelecek biz bir çiçekle başladık ve o çiçekler etrafına tohum  saçacak nice çiçeklere nice baharlara ulaşacak.

Hala nefes alıyorsak hala umut var demektir.

Enkazın üzerinde ders çalışan çocuğun umudu varsa,

Filistin'de ailesini kaybetmiş birisinin hala bir umudu varsa,

"Dünya nereye gidiyor, dönülmez artık buradan." demek bize yakışmaz.

Elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanarak mücadele etmeliyiz.

Toplum olarak her birimiz kendi alanımızda mücadele vermeliyiz.

Geçtiğimiz günlerde 5 kişinin şehit olduğu hain bir terör saldırısı gerçekleşti TUSAŞ'ta.

Orada binadan tahliye edilen mühendis ise akıllara kazınacak bir cümle kullandı.

"Hainlere inat daha fazla çalışacağız daha fazla üreteceğiz."

Bu kadar mazlumun kanı yerdeyken, katiller utanmadan elini kolunu sallayarak BM de konuşma yapıyorken, bayrağımıza el uzatmaya cüret ediliyorken,

toplumu bozmak için alenen TV'lerde, sokaklarda, sosyal mecralarda bu kadar çok faaliyette bulunanlar varken bize de durmak yakışmaz.

"Katillere, ahlaksızlara, hainlere inat daha fazla çalışacağız, daha fazla üreteceğiz." Çünkü çürüyen dünyanın bağrına umut tohumlarını ekmek zorundayız. Annelerin, çocukların  yanaklarından süzülen her yaşa bir çiçek, bir bahar olmak zorundayız.

Selam ve Dua ile...

KALEMDAR · 7. SAYIBu yazıyı dergi içinde oku

Aynı raftan.

Editörden arşivi
Editörden14. Sayı

Editörden: DOĞRULARINI KAPIDA BIRAKANLARA

Mizah, tarihten bugüne muhabbetlerimizin, izlediklerimizin ve en güzel sohbetlerimizin başrolüdür. Bazen zekice bir nüans, bazen de güldürecek kadar düz bir mantık... Fakat…

Yazıyı oku 1 dk okuma
Editörden12. Sayı

Başlarken

"Dünya ahiretin tarlasıdır" Hadis-i Şerif Kandillerle süslenmiş,dualar ile beklenmiş 3 ayları,en güzel hasatlar ile tamamlamak duası ile. Tohum toprağa,kalem kâğıda,gönül Rabbine…

Yazıyı oku 1 dk okuma
Editörden11. Sayı

Başlarken

"...Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde Sonra seni kaybetmek hemen her yerde ...Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak Yapayalnız kalmak iskelelerde..." Yavuz Bülent Bakiler'i…

Yazıyı oku 1 dk okuma