
Tevekkül, bir ahlak işidir. Hayatını şekillendirirken her an bir mücadele içindedir insanoğlu. Ortaya koymuş olduğu bu mücadele hem fikri hem bedeni hem de fiilidir. Yerinde sabit duran zihninde yer alan düşünce içerikli fabrikanın bütün düğmelerini kapatan insan için mücadele ediyor diyemeyiz. Ancak fikir fabrikaları açık olan, bilgiyi üreten insanın fiili bir üretimi ve ürünü olur.
Tevekkül; aydınlanan zihnin kalbi aktifleştirmesi sonucunda yürünecek olan yola fiili bir anlam kazandırmasıdır. Aydınlanan zihin, düşünmenin ilk adım olduğunu bildiği gibi sadece düşünmek ile sabit kalarak bir yere varılamayacağını da bilir. Aydınlanan zihnin kalbi aktifleştirmesi hem aklı hem de ruhu hayat ile buluşturur. Böylece ruh ve aklın buluşması, eyleme geçiş sürecinin başlangıcında ilk adımı oluşturmuş olur.
Tevekkül, söylemlerin hayat bulması gerektiğinin en büyük delilidir. Ortaya atılan bir iddianın ispatlanması gerektiğini en iyi özetleyen kavramdır. Örneğin; "Ben iman ediyorum." iddiasını ortaya atan bir insanın emek vermesi, iyiliği emredip kötülükten uzaklaştırması, hayatına yön vermek için Kur’an’dan başlaması, zarar vermek yerine hep fayda sağlaması, kırmak yerine mutlu etmesi, eleştirmek yerine destek olması, düz okumak yerine anlamlandırması, "ben" yerine "biz" diyebilmesi, Allah’ın emirlerini hayat felsefesi yapması, bir taş parçasını "insanlara zarar verir" diye düşünerek yerden kaldırması aslında imanını ispatlaması demektir.
Tevekkül; yan gelip yatmak değil, her işini emek ve mücadele ile sağlama bağlamak demektir. Tevekkül, her şeyi Allah’a dayandırmak demektir. İnsan tarafından elinden gelenin en iyisi yapıldıktan sonra Allah’a dayandırılan, Allah’a bırakılan her şey teslim olunmuşluğun bir göstergesidir.
Tevekkül; arabası olan insanın kapıyı kilitleyip kontrol ettikten sonra arabasını Allah’a emanet etmesidir. Kilitlenmemiş bir kapı hırsıza sunulan bir davetiyedir.
Üzerine düşeni sapasağlam yapmayan insan, aydınlığı zihinden kalbe ulaştıran en önemli kabloyu kendi eliyle kesmiş sonra ışığın neden gelmediğini merak ederek ömrünü tüketmiştir.
Tevekkül; insanın Allah’a elinden gelen her şeyi yaptığını ispat etmek için Allah ile manevi bir bağ kurmasıdır.
Tevekkül; Hz. Peygamber’in de dediği gibi deveyi sağlam bir kazığa bağladıktan sonra Allah’a emanet etmek demektir.
Tevekkül; izlenecek yolun kurallarını bilmek, kural ihlali yapmadan en yüce yaratıcıya emeğini emanet etmek için yola çıkmak demektir.



