
Bak! Sonbahar da gidiyor habersiz ve aniden,
Biz de son sigaramızı yakıyoruz hafiften,
Dumanını tüttürdüğümüz sade bir tütün değildir,
Anılarımızı ve hayallerimizi çekiyoruz içimize derinden.
Sen de gitme sonbaharla birlikte,
Kal ki hep sıcak kalsın kalbim yerinde,
Kışı atlatamaz yorgun ruhum,
Senin hayalindir beni ayakta tutan her seferinde.
Sarayburnu’ndan Üsküdar’ı izlemek gibisin,
Sonsuz bir şölen eşliğinde benimsin,
Kaderin kollarında mahkum olsak da,
Her daim sıcacık nefesimsin.
Manzarası sen olsun isterim mezarımın,
Seninle başlayan günlere uyanmaktır muradım,
Ne kadar uzaklaşsam da senden,
Yolumu bir şekilde hep sana çıkarırım.
Çıkmaz sokak yoktur bu hikâyede,
Tüneller kazılır, köprüler yapılır sayende,
Yeter ki bir kez olsun gülsün yüzün,
İşte huzur başlar ancak böylece.



