
Yüzümdeki astar sıyrıldı dipten
Kopunca bağlarım o ince ipten
Riyayı sökerek attım ben kalpten
Hakikat gönlüme indi nihayet
Kâğıttan gemiler yüzmez bu kanda
Menzili doğrulttuk aynı limanda
Çiviler sarsıldı en dik zamanda
Nefsimin putları sindi nihayet
Artık sığmıyorum eski cildime
Mühürler vuruldu elbet dilime
Daha dokunmasın kimse elime
Aynamdaki yankı dindi nihayet
Vuslat sarayıma nurlar buyursun
Doymayan nefsimi Rabbim doyursun
Sessiz feryadımı dosta duyursun
Cürme giden heves söndü nihayet
Tevazu kuşanmak esaret değil
İnayet edince dökülür siğil
Huzurla kırk defa rükûa eğil
İhlas omuzuma bindi nihayet
Sırtımı verdiğim kayboldu boşluk
Bitti başımdaki garip sarhoşluk
Ruhuma harammış türlü nahoşluk
Eskimiş tüm dertler yandı nihayet
Seğmenoğlu hayat yeniden başlar
Heybenin içinden döküldü taşlar
Tövbeyle akarken gözümden yaşlar
Zamanın devranı döndü nihayet
Dr.Osman AKÇAY
Fotoğraf:Rabia Sıla ORHONLU

Vel'Asr
Her sabahı bir akşam, her doğumu bir ölüm takip eder. Her canlı gibi insan da bir gün ölümü tadacak, ruhu bedenden ayrılacak, sonsuz sandığı uykudan hiç ummadığı bir anda uyanacak. Lakin insanoğlu ölümü unutacak, ölümün her geçen gün yaklaştığından bihaber yarının planını kuracak. Gel gör ki mezarlıklar hiç ölmeyecek gibi yaşayan ölülerle dolu.
Allah Teâlâ "Ve'l-Asr" buyurarak seslenir bizlere. Zamanın insanoğlu için en kıymetli hazine, telafisi imkansız tek sermaye olduğunu bizzat 'zaman' üstüne yemin ederek anlatır. Çünkü tükenen ömür geri gelmez, yerini hiçbir kâinat maddesi dolduramaz, verilenden fazlası alınamaz. Asr; günün akşama yetiştiği 'ikindi vakti' anlamına da gelir. İkindi beş büyük vakitten en kederlisi, en elemlisidir. Batmaya yüz tutan güneşin, ölümü resmeden tabiatın, kederi misafir eden ihtiyarlığın habercisidir. İkindi bir sonun yaklaştığının işaretidir ki bu vaktin namazında alemlerin Rabbine olan hamd daha mahzun, Rahman ve Rahim olan'a övgüler daha huzurlu, şehadetler daha keskindir. Bu vakitte insan tabiat gibi ölümden sonra diriltileceğini hatırlar, ölümü bolca anar. Kaçışın mümkün olmadığını
bildiği o dar vakitte, sığınılacak tek mesken olan Allah'ın dergahına sığınır. İhtiyarlığın kederi gelmeden, bedenin takati kesilmeden Rahman'ın ibadet borcunu ödemek için gayretini arttırır.
Nihayetinde ikindi, akşamın çok yakın olduğunu fısıldar. Güneş çekilip berzahın kapısı açılmadan, son tövbe ile son secde arasındaki o dar zamana sığdırmalıyız ömrü. Çünkü vaktin sahibi, Asr'a yemin ederek bizi en büyük uçurumdan sakındırır...
Mustafa YILDIZ
"SON"
Alıntılar,duyurular,yazar ve görsel alımları ve çok daha fazlası için bu yazıya tıklayın



