
Ne zaman tüm dünyanın üstüne geldiğini hissetse
Kelimeler dizelenirdi kafasında
Önce kelime kelime
Sonra cümleler olurdu
Ahenk ile yerini bulunca cümleler
Kalemine koşardı işte o zaman
Ahir zamanda telefonunun notlar bölümüne tabi.
"Susuyoruz, ölüyoruz, teslim oluyoruz!" diyenlere şaşardı
"Bittik biz!" diyenlere sinirlenirdi içinden
Kaybetme korkusu da vardı evet,
"Bitti" kelimesi, kalbine çökerdi.
Ama en çok da insanın küçümsenmesineydi kini,
Çünkü insanın içinde altın bir güç olduğunu bilirdi
Teknolojinin çamuruna bulansa bile her zaman atabilecek o kalbi.
Sinirlenirdi gençlik bitmiş diyen büyüklerine
Her kültürden aldıklarını en güzeliyle yaşatmış olan atalarına benzemek isterdi
Kendi büyüttüğü çiçeği biçmek istiyor olanların yerine
Ve ne zaman bir kalıba girdiğini fark etse
Kaçmak isterdi
Ama kaçmak doğasında yoktu
Çünkü sevdiği insanlardan ümidi kesmek
Kendini anlatmak için debelenmekten daha zor gelirdi
Sinirlenince o da sayıp söverdi istemeden
Ama o ateşi sönerdi dikenlerden geçip gül'e varınca
Çünkü severdi insan olmayı her şeye rağmen
Beşikten mezara,
Ademden İsa'ya
90'lardan 20'lere
Kendi gününde,kendi görevini sorgulardı kendince
Ve ne zaman "biz bittik" hissi gelse ona içten içe
Şiirler okurdu
Kalbinde şimşekler çakardı
Kelimeler ve cümleler sıralanınca
İşte o zaman klavyenin başına koşardı
Ve her gün yeniden başlardı
Tüm dünya pes etse bile
Kendi vazgeçip çökse de
"Ol" diyen "dur" demediği müddetçe
Güneş yeniden doğardı
Yeniden düşünürdü insan
Ve yeniden yazardı



