
Yine bir ateşin içindeyim tek yanan benim. Diğerleri yanmaya alışmış bir şekilde gülüyorlar. Ben kendimin içinde küçük bir tıslamayla ödüm kopuyor. Biri bana seslenecek bana bakacak diye göz teması kurmuyorum. Gereken ne bilmiyorum.Onlar bir bulut bense onlara yetişmeye çalışan içi boş havayla dolu ağır ağır göğe yükselen her an patlayacak durumda olan balonum sanki. Ben insanlığımdan utanıyorum. İnsanlık ne demekti: kendini diğer insanlardan üstün görme çabasıdır, dert yandığım şeyi bu kadarla kapatamam daha açıklayıcı olmam gerek, kendi kendime kuruntu yapmıyorum. Beni anlarsanız elbette bana hak verirsiniz.
Evet açıklıyorum;
İnsanlığın yagane temeli ahlaka dayanır, şimdiki hayatın kalitesine göre insanlar bir amaç uğruna çalıştıklarını sanırlar kendilerinin hiç farkında değildirler. Evet masum bir amaç lüks bir yaşantı için gibi gelir lakin bu aklın yanıltsamasıdır. Zaten böyle değil midir? Her zaman masum bir neden uğruna yaptıklarımız bize haklılık payı verir. Ta Küçüklükten empoze edilmişliktir insanlık.
İyi yerlere gelebilmek için önce ezilmeye alışmalıyız, ezildikçe ezen olan tarafa geçebiliriz. Hep en üst tabakaya ulaşma dokunulmaz olma çabası ve diğer adıyla ezenlerin başı benim tabirimle insanlığımın yüz karası.
Ben yaptığım hataların altında eziliyorum sayın okur, bırakın ezen tarafa geçmeyi, insan olma tarafına daha geçememişim. Kendimide ezdirmiyorum bunu layığıyla kendime yapıyorum. En ufak tölerans vermiyorum bu oyunun hakkını kendime veriyorum.En ufak kırıntı bile hissetmiyorum. Aklım durmadan bana anılar gösteriyor, sanki pusu da bekleyen düşmanım gibi, mutluluğu hissedecek duruma gelmeden anılarla vuruyor beni. Beni benden daha iyi ezecek kimse olmadığı içindir belkide diğerlerine takatim kalmıyor veya kendime o kadar yükleniyorum ki insanlık için zararlı bir durum gösteremiyorum.
Çünkü kendimi başlı başına yaratılanların en bedbahtı olarak görmem bu oyun içinde oyun kurma fırsatı bulamıyorum. Sizin kadar şanlı değilim.
Ben bir ateşin içindeyim, oyuna katılamıyorum.
Bunu bir kitap halinde de açabilirim her ayrıntıda bir gizem bir yanıltsama var, ama ben insanlıkla ilgilenmiyor bu farkındalıkla yaşama çabası beni mahvediyor ben alışılmışın dışında bir şeyleri var edemiyorum, her şey o kadar aynısı ki farkındalıklı olmak kabus gibi yalnız olmak ne demek bilmiyorsunuz...
Gökyüzünde asılı bir bulut, içi balon köpüğü, su buharı olma çabasında...
Ben yapamıyorum bu insanlık işini her yükseldiğimde buharlaşıyorum. İyice çalkalanıyor zamanın döngüsü, kendinin asıl yansımasının çoktan toprakta sanması, yaşarken ölmenin diğer adı değil midir?
Ne kadar kıt bir kalbe sahibim.
Sevgilerimle
AhmetTAĞMAT



