
Başıma gelen iyi olaylar,
veya kötüler..
Hatta iyi başlayıp kötü bitenler...
Geçmişe dönüp bakınca fark ediyorum ki yaşadığım olayların hepsi birer domino taşı gibi dizilmiş hayatıma.
Ben farkında olmadan ait oldukları yere yerleşmişler.
Bazen beklenmedik bir olayla karşılaşmışım.
Bazı durumlarda ise değer verdiğim her şey bir anda yok olmuş.
Ama işin sonunda hayatımda yer alan büyük veya küçük her olay bir şekilde bugünüme katkıda bulunmuş.
Tanıştığım insanlar, güldüğüm anlar,
ağladığım zamanlar...
Bunların hepsi bugün aynanın karşısında gördüğüm "ben"i oluşturmak için var olan unsurlarmış meğer.
Hayatımda oldukları dönemde ne kadar büyük yer kaplasalar da bugün bazısından geriye sadece minik bir iz kalmış.
Bazıları ise hala hayatımın önemli bir bölümünde yer almaya devam ediyor.
Ama genellikle bir olay başımıza geldiğinde ancak üzerinden uzun zaman geçtikten sonra kavrayabiliyoruz başımıza gelen olaya ne kadar değer biçmemiz gerektiğini.
İş böyle olunca da belki günün birinde aklımıza bile gelmeyecek insanlar için kendimizi durduk yere mahvediyoruz.
Bana göre yaşadığımız olaylardan verim almak ve en az zarara uğramak adına hangi insanın, hangi sözün, hangi olayın hayatımızı ne ölçüde etkileyeceğini kestirmek çok önemli.
Çünkü ne zaman minicik olan bir taşa kaya muamelesi yaparsak onun ufacık düşüşü bile bizde gereksiz bir yıkım oluşturuyor.
Gereksiz yıkımlardan kaçınmak için de hangi olaya ve insana ne kadar değer vermemiz gerektiğini, ne zaman üzülmemiz ne zaman da gülüp geçmemiz gerektiğini çok iyi bilmemiz gerekiyor.
Aslında hayatımıza giren insanlara şu soruyu sorabilsek her şey çok kolay olurdu:
"Acaba sana ulaşmama vesile olan taşlar gibi devrilecek bir domino taşı mısın?
Yoksa taşların varacağı son durak mısın?"
Evet, gerçek hayatta bu soruyu sormak ve doğru cevabı öğrenmek gerçekten de zor. Ve zaman gerektiriyor.
Bizler her ne kadar bu soruları soramasak da en azından şu iki şeyi aklımızdan çıkartmamalıyız:
-Günün birinde her şey bugün olduğundan farklı bir hal alabilir.
-Gelip geçici hiçbir durum ise kendimize verdiğimiz değeri kaybetmeye değmez.
Çünkü küçük taşlara takılıp zaman kaybedemeyecek kadar kıymetli bir hayatımız var.



