
İnsan, bir kitabın ana karakteri misali. Doğduğundan itibaren kendi kitabının satırlarını yazar, yazar ve yaşar. Lakin, sadece anı yazma öğretisiyle, nasıl ilerleyecek ve bitecek gerçeğini yalnız Rab'binin bildiğinin bilinciyle yazar.
Bulutlardan damlayan yağmurlar nasılsa her birimiz ayrı ayrı yerlere intikal ediyoruz. Düşeceğimiz yer ya da yağmur damlası olarak varolagelmemiz yalnız Rabbin emrindedir. Senin şu yaşamda varlığını sürdürmen ve bu çağın ferdi olman, yalnız Allah istediği içindir. Dünya yaşantısının fıtratına kodlanmış bir değişmezliktir bu. Ne isyan etmek ne de bulunduğun konumda böbürlenmek haddimize değildir. Çünkü doğduğun evdir senin kaderin, nasibindir, sana cenneti kazandıracak olan imtihanındır.
Seninle beraber aynı dakikaları yaşayan yaklaşık 8 milyar insan vardır, her bir insanın da kendine özel imtihanı. İmtihan, seni sen yapan, seni sana hatırlatan, acizliğini vurgulayan, yegâne güç ve kudret, kusursuz dayanağın, koşulsuzca sevenin, affedenin, koruyan Rabbinin senin yeni bir sen olmanı seçmen için sana sunduğu yoldur. Senin imtihanın sana özeldir; senin duygularına, düşüncelerine, hislerine, dayanabilme gücüne, yaşantına göre seni yetiştirir ve geliştirir. Olman gereken olgun yapıya taşır. Yeni bir senle yeni bir yaşama hazırlar.
Yaşamak sadece yaşamak değildir, yaşamak için kul olmak gerekir. İşte o zaman senin için anlamsız gelen her şey anlam kazanır, küçük bir kelebeğin kanat çırpışları seni mutlu etmeye yeter, attığın her adım ise şükretmene...
Allah insanı yarattı ve kulluğunu tamamlaması üzere yeryüzünde var etti. Herkesin yaşantısından kendisinin sorumlu olduğu yeryüzüne... Çünkü Allah insanı mükemmel bir irade ve tercih bilinciyle donattı. Yaratan dahi kulunun tercihlerine müdahil değilken ah efîka insan, ne derecede müdahil olursun insanların yaşamına, düşüncelerine, tercihlerine, kararlarına, hayatına, işine, dinine...
Kendi kendinle hemhâl ol, içinde bulunduğun anının kıymetini bil ve zamanını en kaliteli şekilde geçirmeye çalış, davana sımsıkı sarıl, hedeflerine ilerle, çağının önderlerinden ol ve tüm bunları yaparken kılavuzun Kur'an, gayen cennet, en nadide örneğin de peygamberler olsun.
Öyle yaşantılara imza atmalı ki insan, öyle kaliteli bir hayat yaşamalı ki arkasından onu yaşatanlar varolagelsin, adı anıldığı zaman duayla yâd edilsin. Herkesin kendi çağında hesaba çekileceği gerçeğiyle çağının öncülerinden, umutlarından, geleceğinden, direniş sembollerinden, hakikat davasını sırtlananlardan, insanlık şiarında ilerleyenlerden, çocukların kalbinde yer edinenlerden olmak en büyük duadır. İnsan, şu kısacık dünya hayatında bu duanın talibi olmalıdır.
Ama insan, zamanının esiri olduğundan bihaber, “Her şey için daha çok vakit var.” safsatasıyla kandırır kendini. Yaşayacağı yılların çokluğunun garantisine almıştır kendini ve erteleme hastalığı ile aynı minvalde yaşamını sürdürür. Hiç kimse son sayfalarını yazdığını aklına getirmez, kimse ölümle yüzleşmek istemez, yakıştıramaz kimse kendine ölümü. Bu yüzden daha çok vakit vardır dediğimiz birçok şey vardır: yapılması gereken tövbeler, sahibini bekleyen özürler ya da teşekkürler, tefekkürler, kurulması gereken güzel cümleler, alınması gereken dualar, kılınması gereken namazlar, nasiplenilmesi gereken tesettür ve daha nice geç kalınmışlıklara daha çok vakit vardır.
Ansızın, hiç ummadığın bir anda gelir ölüm, işte bu da ölümün kaderidir. Kiminin ölümü rahmet, kimininki ise felaket gibi gelir yeryüzüne. Nice kişiler vardır, ölümünü bir Allah bilir bir de toprak anımsar. Niceleri de vardır ki ölümüne dağlar, taşlar, insanlık ağlar. Kıymetle yetiştirilmiş kıymetli değerlilerin kaybının acısı dinmez, gün geçtikçe yokluğuna varolanlar ağlar.
Herkesin bir gün kitabı kapanır. Ta ki o gün gelene kadar sır gibi saklıdır. Ya sağından verilir sana, ya da solundan. Sağ tarafından verileceklerden olmak en büyük duadır, müjdedir, sevinçtir.



