
-eydafui kitap okumayı nasıl anlatırdınız?
ben şu cümle ile: 'başımı alır da çeker giderdim en uzak köşeme, yine tutardı başımı koyardı göğsüne!
birkaç kömür lekesinin zihinde inşa ettikleri ne ilginç. Tahayyül edebildiklerimizden çok çok fazlası kodlanmış çizgilere anlam yüklenmesiyle oracıkta bitiyor. Dahası yıllar sonra kolaylıkla, zihninizde inşa ettiğiniz sokaklarda yeniden dolaşabiliyorsunuz. Harita yüklenmiş gibi... Aynı hayatları yaşamadığımız için, aynı lekeler aynı kelimelere bile dönüşse her birimizin zihninde tamamı ile farklı, kendi içimizde dahi eşsiz, üç boyutlu haritalama ile zihnimize çiziliveriyor. gözümüzün önüne oyunun "onun ardında" sergileneceği perde iniyor, ki hangimiz dalıp gittiğimiz bir kitapta sayfa boyu kömür lekeleri gördük? Tahayyül, sınırları mutlaka genişletiyor. Biraz iletişimin imkansızlığı biraz anlaşılmanın, yine de hayata dair kabullenişlerin birbiriyle bu denli bağlantılı olması nasıl hoşuma gidiyor...
Eh, kitaplar niye var? Canımızı sıkmaya değmiyor.
Çizim:Eydafui
SON
Alıntılar,duyurular,yazar ve görsel alımları ve çok daha fazlası için bu yazıya tıklayın



